Sydney Sage etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Sydney Sage etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Mayıs 2014 Çarşamba

Silver Shadows 1. Bölüm (Sydney Bakış Açısı)




Gözlerimi karanlığa açtım.

Bu yeni bir şey değildi, kaç gündür karanlıkta uyanıyordum... şey, kaç gün olduğunu bilmiyordum. Haftalar ve hatta aylar bile geçmiş olabilirdi. İçinde yatak olarak kullanabilecek sert taş zeminden başka bir şey olmayan, bu küçük ve soğuk hücrede zaman mevhumunu yitirmiştim. Beni esir alan kişiler, kendi takdir yetkilerine göre beni ilaçlar yardımıyla uykuda ya da uyanık tutuyorlardı ki bu da benim için günleri saymayı imkansız hale getiriyordu. Bir süreliğine, ilaçları yemeğime ya da suyuma kattıklarından emindim, ben de bu yüzden açlık grevi yapmaya başlamıştım. Açlık grevimin başarılı olduğu tek konu zorla beslenme oldu ki bu hayatım boyunca bir daha asla deneyimlemek istemediğim bir şeydi. İlaçlardan kaçış yoktu. En sonunda havalandırma sisteminden içeri pompaladıklarını fark ettim. Ve yemekte olanın tam tersine, nefes almama grevine gidemezdim.

19 Mart 2014 Çarşamba

Silver Shadows Alıntıları



“Adrian sen ve kızların meselesi nedir, hayatım? Neden senin için ya hiçbir şey ya da her şey demekler? Her zaman bir aşırılık var.”
“Çünkü ben işlerimi yarım yapmam, anne. Özellikle de söz konusu aşksa.”

Silver Shadows Kapak + Tanıtım Yazısı



Sydney Sage, büyüyle uğraşan ve vampirlerle insanların dünyası arasında köprü görevi gören bir Simyacı. Simyacılar vampirlerin sırlarını koruyorlar—ve insanların yaşamlarını.

Ateşli Kalp’te, Sydney içgüdüsünü takip edip duygularını Simyacılardan gizli tutmak için tehlikeli bir çizgide yürüyerek her şeyi riske attı.

Şimdi ise dünyalarını paramparça eden o kötü sondan sonra, Sydney ve Adrian parçaları toplayıp birbirlerine geri dönmenin bir yolunu bulmak için çabalıyorlar. Ama bundan da önce, hayatta kalmalılar.

Uzun The Fiery Heart Alıntısı: Sydney'nin Doğum Günü



Kitabın 19. bölümünden yapılmış bir çeviridir. Keyifli okumalar...


Dairemi temizledim, mumları yerleştirdim ve Sydney’nin beğendiğini bildiğim koyu yeşil gömleğimi giydim. İşim bittiğinde, cupcakeler çoktan süslenmeye hazırdı ve gumboyu tatmaya cesaret ettiğimde Cassie’nin haklı olduğunu keşfettim. Sadece bir çorbadan fazlasıydı. Muhteşem bir şeydi.
Sydney saat sekiz civarında geldi, içeri adım atmaz duraksadı. “Şey gibi kokuyor... karides. Ve nane. Ve ananas.”
“Akşam yemeği, tatlı ve bunlar.” Parlak sarı mumu işaret ettim. “Yeni aldım. Adları ‘Hawaii Sieastası’.”
“Onlara öyle bile—boşver.” Kapıyı kapattı ve beni öpmek için üzerime yürüdü. Öpücük etrafımdaki şeylerle bağlantımı kopartan cinste yakıcı olan öpücüklerdendi.
“Şimdiye kadarki en iyi doğum günü hediyem.”
“Fikirlerini şimdilik kendinde tut,” dedim şişinerek mutfağı gösterirken. Beni takip etti ve ağzı açık bakakaldı. “Gerçekten roux mu yaptın?”

Yeni The Fiery Heart Alıntıları




“Çok garip değil mi?” dedi, ben tuzun miktarını ayarlarken bakışlarını kaldırarak. “Hayatın sunduğu tüm bu çeşitlilik? İkimiz de oturuyoruz, ben yaratıcılığın dışa vurumlarını okuyorum.” Şiirkitabını havaya kaldırdı. Kitap korktuğum gibi yıpranmış ve sayfalarının kenarları kıvrılmıştı. “Ve sen de bilimsel ve büyülü hesaplamalar yapıyorsun. Bir anlığına beyinsel şeyler yapıyoruz... bir sonrakinde ise arzunun fiziksel eylemlerine teslim oluyoruz. Bunu nasıl yapıyoruz? Akıl ve beden arasında gidip gelmeyi? Nasıl oluyor da bizim gibi yaratıklar bir uç noktadan diğerine geçebiliyor?”

25 Ağustos 2013 Pazar

Kan Bağı Serisi 5. Kitap İsmi Açıklandı: "Silver Shadows" (Gümüş Gölgeler)


Kan Bağı serisi 4. kitabı olan The Fiery Heart henüz yurtdışında bile çıkmamışken 5. kitabın ismi belli oldu: Silver Shadows yani Gümüş Gölgeler.

Kitabın The Fiery Heart'ın 19 Kasım 2013'teki çıkış tarihinden 9-10 ay sonra 2014 yazında yurtdışında çıkması bekleniyor.

The Fiery Heart'ın ilk bölümünü okumak için tıklayın.
The Fiery Heart'ın ikinci bölümünü okumak için tıklayın.

The Fiery Heart 2. Bölüm (Sydney Bakış Açısı)



Cadılar meclisi gizli kabul töreninin bir çay partisiyle başlamasını beklemiyordum.

“Sigara böreğini uzatır mısın, hayatım?”

Porselen tabağı sehpadan hızlıca kapıp Maude’e uzattım. Maude gruptaki kıdemli büyücülerdendi ve bu akşam bize ev sahipliği yapıyordu. Tek bir toz bile bulunmayan oturma odasında bir daire şeklinde portatif sandalyelerde oturuyorduk ve Bayan Terwilliger yanımda bir salatalık sandviçini hapır hupur yiyordu. Herhangi bir şey demek için son derece gergindim, bu yüzden diğerleri hafif konulardan konuşurken sadece çayımı içtim. Maude bitki çayı servis ediyordu, böylece Adrian’la olan kafein anlaşmamı bozmak konusunda endişelenmeme gerek kalmamıştı.

Tabi kahve servis etse bahane bulmak konusunda da sorun yaşamazdım ya.

The Fiery Heart 1. Bölüm (Adrian Bakış Açısı)



Yalan söylemeyeceğim. İçeri girip kız arkadaşınızı bebek isimleri kitabı okurken görmek kalbinizin durmasına sebep olabilir.

“Ben uzman değilim,” diye başladım, sözlerimi dikkatlice seçerek. “Şey—aslında, uzmanım. Ve onu okumana gerek olmadan önce kesinlikle yapmamız gereken başka şeyler olduğundan oldukça eminim.”

Sydney Sage’in, söz konusu kız arkadaşım ve hayatımın ışığının, kafasını bile kaldırmasa da dudaklarında küçük bir gülümseme belirdi. “Bu kabul töreni için,” dedi sakin bir şekilde, sanki tırnaklarını yaptırmaktan ya da bir cadı kulübüne katılmak yerine manava gidiyormuş gibi bahsederek. “Toplantılarında kullandıklarındaki gibi ‘büyülü’ bir ismim olması gerekiyor.”

The Fiery Heart Adrian Bakış Açısından Alıntı!



Kitabın ORTASINDAN, Adrian'ın bakış açısından bir alıntı. Keyifli okumalar...

Bu büyü süreçleriyle oluştu. Jill'i hayata döndürdüğümde yataktan zor çıkmıştım. O kadar hayatı elde tutmanın bedeli aşırı büyüktü ve zihin bu yüzden bulanırdı. Şey, benimki bulanmıştı. Lissa bu dramatik iniş çıkışları yaşamıyordu. Onunkisi, geçene kadar onu huysuz ve melankolik tutan birkaç günlük sabit bir karanlıktı. Sonya'da ise bu etkilerin karışımı vardı.
Bu ruh hallerine girdiğimde, benim küçük dalgın sanatçım, derdi Tatiana teyze kıkırdayarak. Bugün aklından neler geçiyor? Sanki bu şirin bir şeymiş gibi şefkatle konuşurdu. Şimdi sesini neredeyse duyabiliyor, yanımda durduğunu görebiliyordum. Titrek bir nefesle, gözlerimi kapadım ve görüntüyü savuşturdum. O burada değildi. Gölge-öpücüklü kişiler ölüleri görebilirdi. Deliler ise sadece hayal ederdi.

The Fiery Heart Spoilersız Tweetler



Bilenler bilir her sene Penguin Teen Australia bir ARC'yi alır, bizi çatlata çatlata bir güzel okur, sonra da bizi hem kıskançlıktan hem de meraktan kıvrandıracak şekilde gizemli tweetler yayınlar. İşte yine o anlardan birindeyiz! Keyifli okumalar...


Sayfa 1: Fiery Heart'ı okumaya yiyip içerken başlamayın. İlk cümle ağzınızdakileri püskürtmenize neden olacak!

Sayfa 3: Ah, Adrian kafanın içinde olmak tamamen bir kendinden geçme festivali!

Sayfa 6: Telefonda eğlenceli zamanlar!

Sayfa 8: Herkesin favori callistanası: Hopper!

The Fiery Heart Angeline Alıntısı



    Bayan Terwilliger'ın jeolojik saçmalıklarıma cevap vermeye fırsatı olmadı çünkü biri kapıyı çaldı. Taşları cebime attım ve Bayan Terwilliger içeri girmesini söylerken çalışıyormuş gibi görünmeye çalıştım. Zoe'nin izimi sürdüğünü düşünüyordum ama beklenmedik şekilde Angeline içeri girdi.
"Organları vücuttaki yerine yerleştirmenin," dedi, "çıkarmaktan daha zor olduğunu biliyor muydun?"
Gözlerimi kapadım ve açmadan önce sessizce beşe kadar saydım. "Lütfen bana birinin iç organlarını çıkarmadığını söyle."
Başını salladı. "Hayır, hayır. Biyoloji ödevimi Bayan Wentworth'un odasında bırakmıştım ama almak için döndüğümde, çoktan gitmişti ve kapıyı kitlemişti. Ama ödev yarına ve zaten orada sorunum var, yani almak zorundaydım. O yüzden dışarıdan dolaştım ve penceresini açmak o kadar da zor değildi ve ben--"
"Bekle," diye araya girdim. "Bir sınıfa zorla mı girdin?"

22 Ağustos 2013 Perşembe

Adrian'ın Sydney'e Aşık Olduğunu Anlayışı




Aslında daha önce çevirmiş olduğum ama hiç beklemediğim bir anda laptopım formatı yiyince silinen, bu yüzden paylaşamadığım bir yazı. Richelle, Kan Bağı'nın Dimitri'nin gelişiyle biten son bölümünden bahsediyor. Keyifli okumalar...


 Geçenlerde bana, "Adrian'ın Sydney'e olan duygularını ne zaman fark etti?" diye bir soru sorulmuştu. Cevap: tam burada, Bölüm 27'de. Aşık olmak insanlarda farklı şekillerde gerçekleşir. Ben tamamen ilk görüşte aşka inananlardan değilim, ama önemseyeceğiniz ve BU kişinin sıradan bir insan olmadığını fark edeceğiniz bir şekilde sizde etki bırakacak biriyle tanışabilineceğine inanırım. Bu Rose'un Dimitri'ye ilk meydan okuduğunda olan şeydi. Gameboard of the Gods'ta (*) kahramanım bir partideydi ve kadın kahraman içeri girdiğinde tüm dünya durmuş gibi hissetmişti. Adrian ve Sydney'nin tam olarak böyle bir anı olmadı, ve bu sorun değil. İkisi de ilk tanıştıklarında böyle bir ana hazır değillerdi.